İçeriğe atla
Erkek Gelişimi

İnsanlar Sana Neden Değer Vermiyor? Sınır Çizmenin ve Özsaygının Gücü

Super Admin20 Temmuz 20264 dk okuma
İnsanlar Sana Neden Değer Vermiyor? Sınır Çizmenin ve Özsaygının Gücü kapak görseli
Blog'a Don
Paylas:

Bir gün etrafına bakıyorsun ve garip bir şey fark ediyorsun: Sürekli bir şeyler isteyen, planları yapan, ilk özür dileyen hep sensin. Arkadaş grubunda son anda plan değişiyor, en çok sen uyum sağlıyorsun. İlişkilerinde daha çok emek veren, daha çok anlayış gösteren taraf hep sen oluyorsun. Başta bunu iyi kalpli olmak veya değer vermek olarak görsen de, zamanla içten içe bir öfke birikiyor: Neden insanlar bana hak ettiğim gibi davranmıyor?

Bu sorunun cevabını ararken çoğu erkek hata yapar ve suçu tamamen karşı tarafa atar. Karşı tarafın bencil olduğunu, insanların nankör olduğunu düşünür. Evet, sınır tanımayan insanlar vardır. Ancak aynı döngüyü farklı insanlarla tekrar tekrar yaşıyorsan, sorun sadece onlarda değil, onlara farkında olmadan verdiğin mesajdadır. Çünkü insanlar sana hak ettiğin değeri değil, senin kendine verdiğin değeri yansıtırlar.

İnsanlara Sana Nasıl Davranacaklarını Sen Öğretirsin

İnsan ilişkilerinde yazılmamış, görünmez kurallar vardır. Birisi seni son anda aradığında her seferinde planını değiştiriyorsan, ona benim zamanım değersiz, ne zaman istersen bana ulaşabilirsin mesajı verirsin. Bir davranış seni rahatsız ettiği halde sessiz kalıyorsan, karşı tarafa o davranışın hiçbir sonucu olmayacağını gösterirsin.

İnsanlar senin hakkında söylediklerine değil, kendine nasıl davrandığına bakar. Kendi zamanına ne kadar değer verdiğini, sınırlarını nasıl koruduğunu ve istemediğin bir durumda nasıl tepki verdiğini gözlemlerler. Sen kendi sınırlarını belirsiz hale getirdiğinde, karşındaki insanın o sınırları çiğnemesini engelleyemezsin.

Taviz Vermek Neden Saygıyı Azaltır?

Sağlıklı ilişkilerde karşılıklı uyum elbette önemlidir. Ancak sürekli taviz veren taraf sen olduğunda, ilişkinin dengesini kendi ellerinle bozarsın. Karşı taraf artık senin ne hissettiğini önemsememeye başlar çünkü nasıl olsa uyum sağlayacağını bilir. Kırıcı bir şey söylediğinde özür dileme zahmetine girmez çünkü nasıl olsa hemen affedeceğini bilir.

Çoğu erkeğin yaptığı en büyük hata, taviz vermeyi sevgiyle eşitlemektir. Oysa sevgi, kendini sürekli feda etmeni gerektirmez. Kendini her defasında geri plana atmak, uzun vadede ilişkideki sevgiyi de bitirir. İçinde biriken kırgınlık zamanla pasif öfkeye dönüşür. Açıkça konuşamadığın şeyler yüzünden soğur, uzaklaşır veya en küçük şeyde patlarsın. Dışarıdan bakıldığında sorun aniden çıkmış gibi görünür ama aslında yıllardır konuşulmayan, bastırılmış ihtiyaçların sonucudur.

İyi İnsan Olmak Her Şeye Katlanmak Değildir

Erkek gelişiminde en çok karşılaştığımız yanılgılardan biri, iyi insan olmakla sınırları olmamayı karıştırmaktır. İyi bir erkek empati kurar ama kendini unutmaz. Yardım eder ama sömürülmesine izin vermez. Affeder ama aynı saygısızlığın tekrarlanmasını normalleştirmez.

Sınırları olmayan insan ise iyi kalabilmek için kendi öfkesini bastırır. Herkesi anlamaya çalışırken, kendisini hiç kimsenin anlamadığı bir yalnızlığa gömülür. Bazen kendine saygı göstermek, karşı tarafın senden beklediği şeyi yapmamaktır. Açıklama yapmadan geri çekilmek, bir tartışmayı kazanmak için değil kendi huzurunu korumak için susmak ya da sürekli tekrar eden bir saygısızlık karşısında mesafeni koymaktır. Her şeyi konuşarak düzeltemezsin. Bazı insanlar seni anlamadıkları için değil, sınırın olmadığını gördükleri için aynı davranışı sürdürürler.

Özsaygı Sessiz Bir Duruştur

Özsaygı, yüksek sesli bir özgüven gösterisi değildir. Gerçekten kendine saygı duyan bir erkek bunu sürekli kanıtlamaya çalışmaz. Her ortamda kendini öne çıkarmaz, insanları etkilemek için abartılı çabalara girmez. Çünkü kendi değerini başkalarının anlık tepkilerine veya onayına bağlamaz.

İlişkilerde güç dengesini belirleyen şey kimin daha çok sevdiği değil, kimin kendi merkezini koruyabildiğidir. Birini sevmek, onun yanında kendini terk etmek demek değildir. Kendi merkezini kaybeden erkek, zamanla daha çok ilgi bekler, en küçük uzaklaşmayı bir tehdit gibi algılar. Bu ihtiyaç arttıkça, karşı tarafın davranışları ilişkinin tek belirleyicisi haline gelir.

Saygı Talep Edilmez, Davranışlarla İnşa Edilir

İnsanlardan saygı talep edemezsin. Defalarca rahatsız olduğunu söyleyip aynı ortamda, aynı muameleye katlanmaya devam ediyorsan, sözlerin zamanla etkisini kaybeder. Sınır koymak, sadece bunu istemiyorum demek değildir. İstemediğin davranış devam ettiğinde ne yapacağını bilmek ve o kararın arkasında durmaktır. Aksi takdirde sınırın bir ricadan ibaret kalır.

Kendine değer vermeye başladığında herkes bundan memnun olmayacaktır. Senin sınırsız uyumuna alışmış insanlar, bu değişimini bencillik olarak adlandırabilir. Sürekli ulaşılabilir durumdayken kendine zaman ayırmaya başladığında uzaklaştığını söyleyebilirler. Bu tepkiler yanlış bir şey yaptığını göstermez. İnsanlar senin değişimine değil, senden aldıkları kolaylığın kaybolmasına tepki gösteriyorlardır.

Asıl değişim, insanlara nasıl davranmaları gerektiğini anlatmayı bıraktığında ve sana iyi gelmeyen davranışlara verdiğin erişimi kestiğinde başlar. Unutma: İnsanlara nasıl davranmaları gerektiğini sözlerinle değil, kendine nasıl davrandığınla öğretirsin.

Bu yaziyi faydali bulduysan paylas!
Paylas:

Ilgili Yazilar